© 2018 Umut

  • Facebook - Grey Circle
  • LinkedIn - Grey Circle
  • Google+ - Grey Circle

Doğadan Öğretiler

En bereketli ekosistemlerden ormanların işleyişine bakalım, ne dersler çıkarabiliriz:

Ormanda içsel dengeler vardır ve bu dengelerin oluşumunda şu işleyişler bir arada yaşanır: Alan, besin, enerji için rekabet vardır. Her canlının varolması için: alana, besine, enerjiye ihtiyacı var.

Canlı büyüdükçe ihtiyaçları da artar - rekabet kızışır. Eğer iki farklı canlı türü aynı ihtiyaçlar için rekabet ederse, nihayetinde biri kazanır, diğeri ölür; buna 'rekabetçi dışlama' denir. İki tür rekabet vardır: direkt rekabet ve endirekt rekabet. Direkt rekabette diğerlerinden daha hızlı büyüyerek, diğerlerine üstün gelme ve kaynakları kendine alma davranışı vardır. Mesela ilk filizlenen ağaç fidanı avantajlıdır, önce büyür ve diğerleri bunun altında mevcut kaynaklarla idare etmeye çalışırlar; dayanamayanlar ölür. İnsanlık tarihinde süregelen çoğu mücadelenin temelinde de bu vardır: kısıtlı kaynakları kontrol edip diğerleri üzerinde üstünlük kurmak ve kimin yaşayıp yaşamayacağına karar vermek. Ekosistemdeki ikinci rekabet türü ise endirekt rekabettir: diğerlerinin gelişmesini önler. Mesela çam ağaçları diplerindeki toğrağı asitlendirerek diğer birçok bitki için toksit hale getirir. Kendi görüş ve yaşam tarzını diğerleri üzerinde dikte etmek, aksi düşünceleri, sesleri kısmak gibi davranışlar da endirekt rekabet yöntemleridir.

Canlı tür çeşitliliği yerine sadece bir veya birkaç tür canlı ile tasarlanan sistemlerde endirekt rekabet en güçlüdür. Mesela çam ağaçları ile mono ormanlaştırmaya bakalım: Toprağa düşen iğne yapraklarını bakteri ve diğer organizmalar dönüştüremez ve iğne yapraklar asidik ham humus olarak yığınla birikir. Bu ortam diğer bitki tohumlarının büyümesine izin vermez. Endirekt rekabeti farketmek kolay değildir ve ancak yerelde dengeler bozulunca anlaşılabilir. Kirlilik, böcek ilaçları/kimyasallar da endirekt rekabet ögeleridir.

Eninde sonunda rekabetin ayarı kaçar ve bundan herkes zarar görür. Çünkü rekabet neticesinde bir veya en fazla birkaç canlı türü hakim gelmiştir. Bu hakimiyet esnasında çevresindeki ekosistemin dengelerini değiştirir, çoğu zaman ciddi bozulmalar yaşanır. Tek tip ağaç türünde salgın hastalıkların, zararlıların etkileri yıkıcı olabilir çünkü bitki çeşitliliği olmayınca salgınlar çok daha hızlı yayılma alanı bulurlar. Dünya çapında şu anda görülmekte olan çam ormanlarının hızla kuruyor olması (çam böceklerinin istilası nedeniyle) buna örnektir. Kıssadan hisse, tek türden oluşan topluluklar doğada çok nadir bulunur çünkü dengesizdir, korunmasızdır.

Rekabet bir yere kadar tolore edilmelidir, bir kontrol mekanizması, rekabete sınır gelmelidir. Doğa bereket ve bolluk için rekabetten çok daha etkili bir çözüm meydana getirmiştir:

Denge İçinde Birlikte Varoluş

Biyolojik topluluk için en temel gerekliliktir. Mesela bazı bitki tohumlarını topluca aynı çukura yerleştirirsek birlikte daha bereketli büyürler: karpuz, kavun, kabak, turp, çiçekler gibi. Birbirinin daha iyi gelişmesine destek olan 'kardeş' bitkiler vardır, toprağı besleyenler, gevşetenler, toprak meydana getirenler, toprak örtücüler; güneşin yakıcı ışınlarını kırıp gölge altında diğer bitkilerin yetişmesini sağlayanlar ... hep birlikte birbirlerine fayda sağlarlar.

Çeşitlilik dengeye yolaçar, denge berekete, bereket sürdürülebilirliğe, sürdürülebilir topluluğa yolaçar. Eğer rekabetçi anlayışla dengeyi sağlayan bileşenlerden bir veya birkaçı yokedilirse; o ekosistemin dengeleri bozulur ve yeni dengeye ulaşana kadar çöküşler, çalkantılar yaşanır. Mesela bir ormanda tepe ağaçlar kesilirse, içeriye daha fazla ışık girer ve alttakilerin büyümesini engeller, ölmelerine neden olabilir ve sıra ile toprak seviyesine kadar çöküşler yaşanabilir - tüm ekosistem etkilenebilir.

Biyolojik toplulukta hiç bir birey keyfince davranamaz. Her birey topluluğun parçası olarak yaşamak zorundadır.

Doğadaki bereket ve bolluk için çözüm belli: Denge İçinde Birlikte Varoluş, çeşitlilik, birbirine destek, yardımlaşma, paylaşma. İnsanlık tarihinde toplumların huzur, refah içinde yaşadıkları dönemlerde de benzer davranışı görebiliriz. Çok geç olmadan farklı sesleri dinlemeyi, anlamayı, çeşitliliğin önemini değerini farketmeliyiz; ancak o zaman kalıcı ve herkes için faydalı bir çözüme, yaşam anlayışına ulaşabiliriz. Doğanın öğretisi bu.

Birlikte Yardımlaşma, Paylaşma

Doğadan öğreneceğimiz çok şey var. Temiz hava, temiz su, temiz toprak, temiz gıda gibi temel yaşam kaynaklarımızı sağlayan doğa aynı zamanda bereket ve bilgi kaynağıdır; yeter ki görebilelim, gözlemleyelim.