© 2018 Umut

  • Facebook - Grey Circle
  • LinkedIn - Grey Circle
  • Google+ - Grey Circle

Şener Çiftliği, Bafra

Samsun'un Bafra ilçesinde, kızılırmak deltasında 50+ dönümlük arazilerinde Şener ailesi bir ekoyerleşke kurmak istiyor.

Uzun yıllar endüstriyel tarım yapılmış toprağı canlandırma, doğal gıda üretimi yanında çevrelerinde doğal üretim yapmak isteyenlere örnek olarak doğala dönüşümü yayma umutları var. 

Ayrıca yerelin eko turizm potansiyelini de göz önüne alarak, doğa kamplarının, türlü eğitimlerin de gerçekleştirileceği bir ekoyerleşke tasarlanmasını istiyorlar.

Proje çalışmaları Ocak 2018'de başladı. Avan proje tasarımına kadarki tüm çalışmaların 2018 baharında tamamlanması ve yerleşkede ilk çalışmaların 2018 yazına doğru başlaması öngörülüyor. 

Bu Proje Neden Önemli?

Permakültür Tasarım Sertifika Kursu'nda en bereketli doğal yaşam alanları olarak deltaları anlatırız.

 

Deltalar büyük nehirlerin denizlerle buluştuğu alanlarda nehrin doğduğu yüksek yerlerden hızlı akarken taşıdığı toprağı, organik maddeleri, alivyonu yığdığı geniş düzlüklerdir. Derin üst toprak katmanı vardır - mesela Belentepe Çiftliği'nde üst toprak katman derinliği ortalama 30-40 cm kadarken, Kızılırmak deltasındaki Şener Çiftliği arazisinde kepçe ile açılan muayene çukurunda üst toprak katmanının 2 metreden derine kadar devam ettiğini gözlemledik. Toprak çok bereketlidir. Sürekli nehir suları ile beslendiğinden yeraltı su seviyesi yağışlı mevsimlerde toprak üst seviyesine yaklaşır. Çoğu zaman sulama ihtiyacı yoktur çünkü sürekli toprak alttan su ile beslenmektedir. 

Tarih boyunca insanlık medeniyetinin filizlendiği, geliştiği ilk bölgeler hep deltalardaki insanlık yerleşimleri olmuştur - insanlar deltalardaki bolluk, bereketi farketmişler, değerlendirmişler ve gelişmişlerdir.

Deltaların zengin ve sulak topraklarında çok çeşitli bitki yetiştirilebilir. Kızılırmak Deltası'nda da hemen her türlü yeşillik, sebze, meyve ama özellikle pirinç yetiştiriliyor. Ne yazık ki deltanın çiftçilik yapılan bölgelerinin tamamında endüstriyel tarım yapılıyor.  Uzun yıllardır kullanılan kimyasal gübreler ve zehirli ilaçlar nedeniyle toprak ölmüş. Topraktan verim alabilmek için toprağa sürekli kimyasal gübre ve ilaç atılması zorunlu hale gelmiş. Ancak endüstriyel tarımla uğraşan yerel halk pek geçim de sağlayamıyor. Ürünleri para etmiyor. Sene sonunda hesap yapıldığında pek te gelir elde edilmediği anlaşılıyor. 

 

En verimli doğal alanlardan biri olan Kızılırmak deltasının durumu çok üzücü. Oysa buradaki güzel toprağı canlandırarak, doğal üretim yöntemleri ile daha değerli doğal ürünler elde etmek mümkün. Şener Çiftliği bu tür çalışmalar için başarılı bir örnek olacak. Şimdiden toprağı canlandırma çalışmaları başladı. Arazide 1 dönümde Fukuoka yöntemi ile doğal pirinç yetiştirme denemesi yapılıyor.

 

Tasarımı tamamlanıp, işletmesi başladıktan sonra Şener Çiftliği'nin doğal ürünlerinin temiz gıda ağlarını desteklemesi de hedefleniyor. 

Kızılırmak deltası ülkenin en büyük deltalarından biri ve bir kısım doğal özellikleri korunabilmiş Karadeniz kıyısındaki tek sulak alandır. Toplam alanı 56.000 hektar olan deltanın yaklaşık 11.600 hektarını sulak alan ekosistemleri ve bu sistemlerle ilişkili habitatların bulunduğu doğal ve yarı doğal alanlar oluşturmaktadır.  Deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul ve tarım alanları gibi farklı yaşam alanlarını (habitatları) bir arada bulundurması, deltanın eşine az rastlanır derecede önemli biyolojik çeşitliliğe sahip olmasını sağlamıştır.

Kızılırmak Deltası, uzun yıllardan beri kuş varlığı açısından son derece önemli bir alan olmuştur. Alanda bugüne kadar 352 kuş türü gözlenmiştir. Bu, 465 kuş türü tespit edilen ülkemiz kuşlarının yaklaşık % 76’üne karşılık gelmektedir. Bu sayı bugüne kadar bir alanda tespit edilmiş en yüksek sayıdır.

Delta, ender ya da nesli tehlikede kuş türlerini barındırmanın yanı sıra özellikle göç sırasında Karadeniz'i doğrudan aşan kuş türleri yönünden büyük önem taşımaktadır. Sonbaharda Karadeniz'i aşarken neredeyse tüm enerjisini tüketen ve bitkin düşen kuşların sığınabileceği ve uzun göç yolculuklarına devam edebilmeleri için yeniden enerji depolayabilecekleri Karadeniz'in güneyindeki en önemli alandır. Aynı şekilde İlkbahar göçlerinde kuzeye yuvalama alanlarına dönen kuş türleri için zorlu Karadeniz yolculuğuna çıkmadan önce dinlenebildikleri ve enerji depolayabildikleri en önemli beslenme ve barınma alanıdır.

Yakınlarındaki doğal güzellikleri de göz önüne alındığında, Şener Çiftliği'nin eko turizm için de bir merkez olması mümkündür. Bu ekoyerleşke tasarımında göz önüne alınacaktır.

Bu sayfayı arada ziyaret ederek gelişmeleri takip edebilirsiniz - proje gelişmelerini burada yayınlayacağız.

1/5